“ÇEKİCİLERİ OLMAYAN
KARMAŞIKLIK KAOSDAN BAĞIMSIZDIR”
ÖH : Karmaşıklık
paradigmasının modernitenin oluşumunu sağlamış olan gerek modern doğa bilimleri
gerekse ilerleme paradigmalardan bağımsız olduğunu söylüyorsunuz. Bu gerçekten
radikal bir yaklaşım. Karl Popper’ın görüşü dışında kalıyor bir kere. Sizin
karmaşıklığa olan inancınızda mevcut bilgilerdeki aykırılıkları ya da
yanlışlıkları elemek gibi endişeli bir durum yok.
GA : Doğru. Buna
gerek yok. Ayrıca karmaşıklık paradigması üzerine kurduğumuz kuramı diğer bir
kurama göre yeğlemek de gerekmiyor. Bu kuramla modernite paradigmalarından daha
çok olguyu açıklıyoruz diye bir zorunluluğumuz
da yok. Karmaşıklık paradigması ile olayı bir bütün olarak anlamaya
çalışıyoruz.
ÖH : Thomas Kuhn’a
gelirsek. Onun bilimsel devrimlere neden olacak, eski bir geleneğin bir yenisi
ile değişmesi olarak tanımladığı yeni paradigma yaklaşımında da böyle radikal
bir kopma yok.
GA : Bağımsızlık
perspektifinden evet. Kuvantum fiziği paradigmaları Newtonsal paradigmalardan
asla bağımsız değildir. Ama Kuhn’a göre kuvantum fiziği bilimsel bir devrimdir.
ÖH : Tanımladığınız
bu bağımsız karmaşıklık paradigması ile insani davranışları ve toplum hareketlenmelerini
daha iyi anlayabiliriz diyorsunuz. Bize
kısaca tekrarlar mısınız?
GA : Duyarlı
düzensiz insani davranışların ve bunlarla oluşan veya oluşacak
normalleştirilemeyen platform hareketlerinin dinamiğinin bir sisteme karşı
özgürleşmedeki, özellikle Batı uygarlığı iktidarının son insanını ret etmedeki
yerini karmaşıklık paradigması ile anlayabiliriz. Duyarlı düzensiz insani
davranışlar dinamiği ile ortaya çıkabilecek sistem dışı bireysel, toplumsal ve
kültürel hareketlenmelerin her
boyuttaki ve konumdaki iktidarlara karşı özgürleşmede, kendiliğinden
yenilenmede etkilerinin varlığını karmaşıklık paradigması ile görebiliriz
Karmaşıklık paradigması ile bunların normalize edilmiş küreselleşme karşıtı
kitlesel bir hareketten bile daha önemli sonuçlar verebileceklerini
söyleyebiliriz. Daha önemlisi karmaşıklık paradigması modernite iktidarlarının
kendileri ve ötekiler için kurguladığı gerçeklerle gerçek-üstüler arasında
düzenli gidip gelme yapan simülasyon mekanizmalarının ancak bu dinamiklerle
anlamsızlaştırabileceğimiz bize söyler.
İnsani davranışlar
dinamiğinin yapısını anlamada, bu yapılarla sisteme karşı ideoloji kurmada
karmaşıklık bir paradigma olarak ele alınmalıdır. Bir insan davranışının sistem
dışı, bir toplum hareketinin modernite dışı
ve bir kültürün Batı uygarlığı dışı olup olmadığını ancak karmaşa
paradigmasını kullanarak anlayabiliriz. Ancak, bu şekilde tanımladığınız sistem
dışı hareketlerle “Akil” ya da
“Akilcilik”a başvurarak yetkili kılınmış modern bilim teorileri üzerine
kurulmuş olan Fukuyama’nın yeni dünya düzeni kuramını boşa çıkartılabilir. Ancak
bu şekilde modernitenin iktidarından kurtula bilinir, kendini evrensel ilan
etmiş olan ve bunu ötekilere dayatan Batı uygarlığının dışında yeni uygarlıklar
kurula bilinir.
ÖH : Anladığım kadar ile, o
zaman karmaşıklık paradigması ile tanımladığınız sistem dışı hareketler kaotik
oluşumlardan farklı. Bu farklılığa bir açıklık getirseniz.
GA : Bakın burada
şöyle veya böyle Newtonsal paradigmalara göre geliştirilmiş sonsuz küçükler
matematiği kullanılarak düzenli veya düzensiz bir denklemi yazılmış, veya
olasılıklarla düzenlenmiş, veya
Schrödinger denklemi ile kuvantum
yapısı ortaya konmuş ideal fiziksel bir sistemden bahsetmiyoruz. Doğada en
karmaşık olan ve gittikçe karmaşıklaşan duyarlı insani davranışlardan ve
onların bir araya gelmesinden oluşan toplum hareketlerinden bahsediyoruz. Bunun
ne Newtonsal bir yapısı ne de kuvantum yapısı var. Bunlarla, örneğin Türkiye’de
Alev Alatlı gibi kuvantum fiziği, parçalı düşünme ile bu duyarlı insani
davranışları ve bunların oluşturdukları toplum hareketlenmelerini anlamaya
çalışırsanız, modernitenin peşindesiniz, ölmekte olan moderniteyi ayakta
tutmaya çalışıyorsunuz, Batı uygarlığının hala bir kölesisiniz demektir. Veya
yeni tarikat oluşumlarında görüldüğü gibi sınırları modernite ile çizilmiş
metafizik yapıyorsunuz demektir. Hatırlarsanız söyleşimizin daha önceki
sayılarda yayınlanan kısımlarında bunu
genişçe ele almıştık.
ÖH : Bu, “yeni
tarikat oluşumlarında görüldüğü gibi sınırları modernite ile çizilmiş metafizik
yapıyorsunuz”, cümlesini pek
hatırlamadım. Unutmasak da fırsat olunca bu cümle üzerinde tekrar
konuşsak.
GA : Konuşuruz.
Şimdi kaldığımız yere dönelim. Karmaşıklık paradigması ile düzensiz duyarlı
insani davranışları modernitenin yani sistemin dışında tanımlıyoruz. Tabi insan
en sonunda ölecek, fiziksel olarak yok olacak derseniz. Bunu her zaman
öngörüyoruz derseniz. Bu sürecin kapitalist iktidarlarca küreselleştirilen bu
dünyada ne önemi olur ki derseniz söylenecek bir şey yok.
ÖH : Düzensiz
insani davranışlar dinamiği kendiliğinden bir karmaşık harekete neden oldu
diyelim.
GA : Sistem bu
hareketin kendi iktidarına karşı yeni bir oluşuma dönüşmesini engellemek için
müdahale etmeye çalışacak.? Burada sistem çok farklı olabilir. Sistem bir insan
iktidarından başlayan küresel kapitalist iktidara kadar giden geniş bir
spektrum.
ÖH : Tamam sokak
köpeğini zehirlemeye kalkacaklar, insansa akıl hastanesine atacaklar. Bunları
kolay hallediyorlar. Makro düzeyde Modernite iktidarları, küreselleşme
boyutunda Batı uygarlığı, kapitalist iktidarlar bu engellemeyi nasıl yapabilir?
GA : Tabi onların
kendileri de çok iyi donanımlılar, veya
çok iyi okumuş, bizden çok matematik, fizik bilen, iyi üniversitelerde
yetiştirilmiş binlerce akıl hocaları da var. Paraları var. Teknolojileri var.
Medyaları, sinemaları var. Üniversiteleri var. Ayrıca güçleri var. Nükleer
silahlar ellerinde. Bunların ne düşüneceklerini kestirmek o kadar zor değil,
sır da değil; insani davranışlarla
ortaya çıkan karmaşıklıkta çekici noktalar varsa ve dinamik bu noktalar
arasında gelişi güzel bile olsa gidip geliyorsa bu bir kaostur. Böyle bir
karmaşıklık için denklem yazamayacaklarına göre, bu gidiş gelişleri
normalleştirmek için simülasyon modelleri yapacaklar. Bu da olmazsa, simülasyon
modellerinde kaos kuramı kullanarak bu
karmaşıklığın hangi çekiciğe gidebileceğini öngörmeye çalışacaklar ve
ellerindeki güçleri kullanarak karmaşıklığın istedikleri çekiciğe giderek sona
ermesini sağlayacaklar. Yani bu karmaşıklıktan istedikleri ürünü almak
isteyecekler. Ortaya çıkan ürün kendilerinin işine geliyorsa sahip çıkacaklar,
ötekilerin işine geliyorsa imha edecekler. Ama ortaya çıkan karmaşıklıkta
çekici noktalar yoksa. Olsa bile göreceli olabilir. O zaman işleri zor. Burada
kaos kuramını uygulayamazlar. İşte bu tip karmaşıklık kaostan bağımsızdır. Bu
karmaşıklıkta her şey diğer şeylerden etkilenir. Bu etkileşmelerde Newtonsal
paradigmaların anlamı yoktur. Her şey uç verebilir. Karmaşa bir uç vererek sona
erer, veya yeni bir yapı oluşturur. Bunu öngöremezler. Uçlarda görecelidir.
Yani karmaşıklığın sona erip ermemesi herkese göre değişir. Bu tip karmaşıklık
durumlarında modernite donanımlı iktidarların güç kullanmak dışında
yapabilecekleri bir şey yoktur. Küresel kapitalist iktidar boyutunda söylemek
istersek; o zaman ellerindeki teknolojileri kullanarak, medyayı kullanarak,
silahlarını kullanarak simülasyon mekanizmaları ile çekici noktalar oluşturmaya
çalışacaklar. İşte ötekiler için medeniyet savaşları, kültür savaşları. Kendileri
için Disneylandlar, Matrix filmleri. Tabi karmaşıklığın gideceği çekici
kendilerinin kazanacağı, ötekilerin kaybedeceği bir ürün olacak. Fukuyama
bunlara güvenerek yeni dünya düzeni kuramını yapıyor. Tarihin sonundan
bahsediyor.
ÖH : O yüzden
sistem dışı duyarlı düzensiz insani davranışlar artmalı, bunlar arasında
sıralama yapmamalı, o önemli bu önemsiz diye ayırmamalı, bunlarla oluşan ucu
açık platformların yanında olmalı diyorsunuz. Yani bunların kafalarını daha da
karıştırmak lazım diyorsunuz. Bunun için kaostan bağımsız kalabilen karmaşıklık
paradigmasını bir yol gösterici olarak görüyorsunuz. Düzenli hareketlerden,
düzenli salınım yapan hareketlerden, normalleştirilebilen kaotik gidip
gelmelerden, bunların ilerleme ve modernite
paradigmalarından uzak durmak gerekir diyorsunuz.
Gediz Akdeniz’le
olan söyleşimizin devamını gelecek sayıda yayınlayacağız.